
Masaüstüm.
Karman çorman (Ne biçim Başak burcuyum ben?) ama kendi içerisinde toplu geliyo bana nedense... Hiçbir zaman yalın, sade olamadı (Ruhum gibi, dağınık). Muhakkak çocuksu birşeyler bardındırması lazım... Sevdiklerimin verdiği ıncık cıncıklar gözümün önünde durmalı. Rahat edemem ki öteki türlü.
Aklıma birşey takıldı bugün: Sitede bebekliğinden beri tanıdığım bi ufaklık var, 8 yaşında olmalı şu sıralar. Dün bahçede yakartop oynarken vurulunca mızıktı, "hissetmedim kiii" dedi önce, sonra kendisini vuran tontiniye döndü (hırsını alamamış , yenilgiyi kabul edememiş olacak muhakkak) "Adın neydi senin bakıyım, TOPAÇ mı?" dedi korkunç aşağılayan bir ses tonuyla. Söylerkenki o ses tonu ve boyu 90 cm. bile olmamasına rağmen 1.70'lik bir büyüğün sarfedeceğini düşünmediğim cümle nasıl irite etti beni bir anda... Düşündüm de, çocuklar 8 yaşında da kötü yürekli olabilirler mi? Kötü söz söylemek öğrenilen bir eylem ise bu çocuk bunu o arkadaşının canını yakacağını bile bile yine de söyler mi? Çocuklar neden bu kadar acımasız olur ki bazen? Bizler de böyle miydik ki?
Ya kızım? Olmasın lütfen... Olmaması için elimden geleni yapabileyim lütfen...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Bu hafta sonu yapılacaklar:
1. Bir haftadır aksatılmayan rejimin mükafaatı olarak kurabiye pişirilecek. Hatta baktıkça iç geçirdiğim şu cupcake'lerden de yapabilir miyim acaba?
2. Dolaptaki t-shirt yığını dökülecek. "Oooofff, baydım bunlardan da" dediklerime ne gibi bir değişiklik yapabileceğim düşünülecek. Ah Esros ah, sen burda olsan, Derya Baykal solda sıfır kalırdı yanımızda...
3. Defdef'in papikleri değiştirilecek. 3 papik aldık. 3'ü de büyük geldi. Spor mağazalarında neden ayakkabı numaraları birbirini tutmaz ki? Bizimki 20 şimdilik :)
4. Balkonumuzdaki bitkilerimize yeni arkadaşlar katılır mı acaba? Sevgiliyi ikna etmek lazım...Bugüne kadarki tüm fesleğenleri kurutarak nam saldım zira...
5. Red Bull Flag Tag'e gider miyiz? Miniş korkar mı ki sesten?
6. Arka tarafta bi havuz keyfi??? Yanında da limonata? Hmm, mis...
Sevdim...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!
Çocuğumuz için iyi olan ne kadar iyi?
Veya bizim elimizden iyinin ne kadarı geliyor?
Ona verebileceklerimizi ve yapabileceklerimizin sınırı nedir?
Veremediklerimizden ne kadar üzüntü duymalıyız?
Ya da üzüntü ne için duymalıyız?

Bazı çocukların yaşantılarını görünce bazen içim parçalanıyor. İlgilenilmeyen çocuklar, aç çocuklar, gözlerinden hep hüzün akan çocuklar, sevgisiz çocuklar... Görünce kucaklamak istiyorum. Elimden birşey gelmiyor. Gözlerim doluyor, kızımı sıkı sıkı sarılıyorum. Şükrediyorum...
Eskiden de böyle miydim ki ben? Gördüğüm her minik şey benim olsun mu isterdim? Her kedi gördüğümde yolda beni takip eden , girip marketten mama alır mıydım? En kızdığım şey olan , kucağında yavrusu ile dilenenlere içim yine acır mıydı? Defnenin Aptamil sütlerini "Anne" olmasam, yine de o bebeklere de götürür müydüm?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Nedense evde onca köşe yaptık ama senin en sevdiğin yer ısrarla mutfak tezgahı olmaya devam ediyor. Sana minik mutfak malzemeleri aldık, yok kesmedi, illa büyük tencereler, gerçek yumurtalar, sebzeler, tuzlukları istiyorsun...
Çok yorucu aslında seni o tezgahtan indirmek. Her iniş bi ağlayış çünkü...Her ağlayış da benim için bir bitkinlik...
Anne olunca nereye kadar peki denebilir? Keşif ve yaratıcılığı desteklerken hangi noktada "nokta" konabilir? O noktada nası ikna edilir? İkna olmamaya gayret ederken sen , nası sakin kalınır? Nasıl aynı sakin ses tonuyla gerekçeler izah etmeye çalışılır? Anneyi nası anlaman sağlanır?
Peki benim bu sorularımın bi sonu birgün gelir mi?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Zaman ne kadar hızlı ilerliyor ve ben bir bakıyorum deadline koyduğum hiçbir şeyi yapmamışım hayata dair. Ben yeni planlar üretmişim uygulaması yine ileri bir tarihe ertelenecek...
Bugün yemekte 3 ay evvel olan birşeyden bahsedilirken hayretler içerisinde kaldım. 3 ay demek, 90 gün demek, oysa bana geçen hafta gibi gelmişti. Bilemedin 2 hafta öncesi... Ben nasıl kaybettim peki bu 3 ayı? Bu üç ayda yeni ne kattım bana, bize?
Baharın gelmesi demek hep sorgulamaların başlaması demek? Yeni sorulara bilinmeyen yepyenilerinin eklenmesi mi demek?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Baba yatırsın, baba uyutsun, baba kahvaltımı ettirsin, baba elimi tutsun, baba yıkasın, baba giydirsin...
Oh süper hayat..
Peki neden bazen kıskanıyorum???
Seni mi, sevgiliyi mi?
Baba benim de elimi tutsunnnnn...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!