
Birkaç sepet, kurutulmuş bikaç yaprak, stickerlarla gönlünden geçen bi motif, bi bardak taze çiçektir aslında...
Ama farklılıktır işte. Oraya her girdiğinde kendini mutlu kılan ufak detaylardır...
Buna rağmen ; her zaman için Defdef'in aynada bıraktığı su damlalarıdır, sevgilinin lavabodaki traş köpükleridir, hatta temizlikçimizin paspastaki çamaşır suyu lekesidir. Olmazsa olmazlardandır...Olmazsa değişikliği yavan kılandır.
Çünkü eksik asla olmaması gereken "yaşanmışlık"tır...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Kırk yıl arasam bu kutuda bulamazdım seni...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!


Bugün tamirden gelen bilgisayarımda bulduklarım...
Tam 22 ay evvel bugün.
Bu resimler çekilmeden hemen önce;
Annem: Herşey kontrol altında mı? Cookiler pastaneden geldi mi? Kolalar soğudu mu? Tavşanlı şekerler? Eksik gedik varmı?
Kayınbabam: Verin ben de bi balon şişireyim yahu.
Kayınannem: Ağlamayacağım, söz veriyorum.
Esroşum: Ablam da bu kamerayı bana emanet etti ama kesin bozucam?!?
Sevgilim: Neden çıkmadılar ki daha? Hadi Tubiş, hadi Tubiş...
Babam: Peki, kızım iyi mi hemşire hanım?
Ve Defne'yi ilk gördüğüm an BEN: Allahım ne kadar kıllııııııı...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Çoook büyük gün bugün. Tis paptıkkkk. (Niye biz olarak konuşur ki bütün anneler?)
Ama bu sefer hakkaten biz takısını hakkediyor bu durum. Tek başına diildi çünkü bizim cüce. Annaneyle ilk deneme. Bana inat o biçim. Annaneye inat minat yok. Niye? Çümkü ona annaneden hayır var zira anne işe gidiyo, annane Defne'ye bakıyo...
Lazımlık aldık, cık.
Klozet kapağı aldık, ona da cık, yapmaz da yapmaz.
Ev oldu gölet, tavşan gibi her bulduğu noktaya bırakıyor alt açıldığı anda.
Okuduk o kadar kitapları, tuvalet eğitimi için lazımlığını kendi seçsin, benimsesin istedik, tuttuk e-bebek'in yolunu (bu arada e-bebek koşeyi döndü ise, bizim çok büyük bi payımız vardır o kesinn), girdik ilgili bölüme, dizdim yanyana 3 tane oturak, hatta bi tanesi müzik bile çalıyo, yok bizimki en basit, en gösterişsiz, en plastik olanını seçti, koltuk gibi ya, tv karşısında baby tv seyrederken yaparım oh ne güzel diye düşündü muhtemelen. Aldık getirdik eve, düşündüğünü uyguladı hemen bizim sıpa, koyduk salonun baş köşeye. Bizi kandırıyor sürekli, tissss diyor, açıyoruz bezi, oturuyor, ikidebir hop kalkıp içine bakıyor, içi boş, hop tekrar oturuyor, 5 saniye sonra tekrar kalkıyor, hop yine boş. Bir aydan fazladır böyle süregelen bir durum. Ama bu öğlen başardık. İlk tiss düştü gösterişsiz, çirkin mi çirkin bir pembesi olan lazımlığımıza. Hemen ilgili telefonlar açıldı, tebrikler alındı hısım akrabadan. Ne de olsa büyük iş çünkü hop kalktık, o da ne? Tis vaaaaar...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Sitemize yeni bi misafir geldi, hepimiz çok sevdik, zeytin gibi birşey. Zeyna koydular ismini hemen ufaklıklar. Aşıları yapıldı, bir sepet alındı. Geceleri yanlız kalmasın diye bir de arkadaşı var koca kulaklı. Gece gündüz sarmaş dolaşlar. Defne biberonuyla süt götürüyor Zeyna'ya uyumadan evvel. Zeyna pek hoşlanmadı gibi bebek sütünden. Ama kızdı bizimki , o fındık parmağıyla sütü işaret edip, iççççç diye buyurdu. Bilse Zeyna Defne'nin söyleyebildiği kelime sayısının ne kadar kısıtlı olduğunu ve o "iç" buyruğunun ne kadar mühim olduğunu, içer mi acaba fındığımın sütünden?

Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!

Yeni bir yer keşfettik. Defdef hoşlandı sanki. Muhtemelen yaz bitiminde salı & perşembeleri ziyaretçisiyiz yeni oyun alanımızın.
Gerçi laboratuarındaki kanarya nasıl sağ kalır, defnos o minik tutaletlere nası çiş papar, top havuzundan nasıl krizsiz çıkar ve en önemlisi 2.5 saat boyunca nasıl kurtlanmadan aynı ortamda kalabilir pek emin değilim ama denemeye değer gibi geldi bize...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Unuttum o günleri...
Sen gelmeden bikaç zaman önce başlayan ve sen geldikten sonra 16 ay boyunca devam eden cin'li dönemi...
Nefes alırken ciğerlerime battığını hissettiğim, kendimi ne tam bir anne, ne tam bir ev kadını, ne tam bir iş kadınu hissettiğim o dönemi. Hayatıma dair herşeyi YARIM olarak gördüğüm o günleri...
Tam olarak ne zaman geldi bilmiyorum ama gitttiği zamanı çok net hatırlıyorum.
Bir sabah uyandım. Bir perşembe sabahıydı... Ve gitmişti...
Nefes alırken acımıyordu artık.
Sana olan sevgim ile herhangi bir bağlantısı olmayan ama beni benden uzaklaştıran hisler gitti...
Ve ben geri geldim...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!

Hanginiz daha delisiniz bilemiyorum ki...
Sevgili hep şaşırtır beni, komik komik şeyler yapar.
Genetik bişey demek ki bu.
Sen var ya sen, hem babacısın, hem de aynı babasın :)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Garip bi rüya gördüm. Bir patlama olucaktı ve seni kucağıma almış, kaçıyordum. Bu patlama aynı zamanda da dünyanın sonu demekti. Sana sarıldım ve "nolursa olsun bana, gözlerime bakıcaksın annecim, sakın etrafa bakma, bakarsan korkarsın, sadece benim gözlerime bak, sadece!" diyordum sana. Koşmaya başladık. Hani filmlerde olur ya, patlama ve alevler ama sen slow motion koşarsın, saçların dalgalanır usul usul, birbirine bir bakış dakikalar alır. Öyle bir sahne. Son uçuş ve dünyanının sonu dediğimiz anda sana sarılıp ben de gözlerimi kapadım ve öylece uçtuk beraber...
Düştüğümüz noktada bahar vardı... kelebekler.... güneş vardı... huzurun kokusu bir de...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!