
Nasıl güzel bir haftasonuydu bu. Dolu dolu...
Bi de bizim evlilik yıldönümümüzdü ya... 5 yıl olmuş. Resmen parmak hesabı yaptım, inanamadım. Bi daha saydım 2003'ten. İnanılası değil...
Pembe taşlı, ucunda Mallorca incisi olan kolyeyi uzaktan gördüğüm an vuruldum, bu benimdir dedim, kilitledim gözlerimi uzaktan kolyeye, bir kaç dakika sonra boynumdaydı. Sevgili günün anlam ve önemine binaen aldı hemen :)
Bir sürü mutlu eden şey oldu bugün beni. Gittiğimiz festival... Ben de orda olmalıyım dedim. Ben de o tasarımcılar listesinde yer almalıyım... Bir gün... Olacak biliyorum...
Motorumuzla köprüden geçerken güneş vurdu gözlerime. Hani gözünü kısarsın da, tam deniz baktığın anda çizik çizik olur ışığın süzmesiyle etraf. Baktım Boğaza, dedim hakikaten güzelsin sen İstanbul. Seni kirleten ise bu para hırsı, bu öfke dolu insanlar, bu sevgisiz yaşamlar... Herkes gergin, herkes her an kavga etmeye hazır, mutsuz, huzursuz. Köprüden geçerken kaç kişi o ışık süzmesiyle boğazı benim o an görebildiğim gibi gördü acaba? Ya da kaç kişi yaşadığı şehri keyifli kılmak adına birşeyler yaptı?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Cici'min Yuva Yılsonu gösterisi vardı Cumartesi günü. Best Buddies olarak Defdef'in gösteride seyirci olarak yerini alması zaten kaçınılmazdı. Nasıl tatlıydı, nası melek gibiydi Ayşegülüm cicim. Sahneden Defne'ye öpücükler gönderdi sürekli.
Parmak ucunda iki adımmm, bi öpücük, piliyeee ve yine bir öpücük...
Defne de fındık parmağıyla göğsünü dürte dürte BEN diye kendini işaret etti durdu. Beni de sahneye çıkarın mı demek istedi, ben de yapmak istiyorum bale mi demek istedi çözemedim ama şişti şişti seyrederken, farkındayım. Evde parmak ucunda yürüyor şimdi, cicimi taklit ettiği muhakkak. Bize bale yolu göründü gibi...
Yaşasınnn. Gelsin tütüler, gelsin pembe pisi pisiler...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

Zeyna'yla acayip samimiyiz...
Eline bir çalı aldığını ve Zeyna'yı oynattığını farkettim. Dakikalarca seyrettim oyununuzu. Zeyna mı daha çok eğleniyordu, sen mi belli değil. Kucağına oturmak istediğinde tedirginlik dolu bir kahkaha attın. Kucağından insin istemedin ama bir yandan da bana "Güvendeyim di mi anne" bakışını fırlattın. Sıkıca yumdum gözlerimi, onayladığımı farkettiğin anda iyice yumak oldunuz Zeyna'yla... Sonra saklambaş oynamaya başladınız. O havalandırma borusunun arkasına saklandı, sen onu buldun. Sen bulunca koşmaya başladın, o zıplayarak seni takip etti, bacaklarına dolandı sana yetişince. Hangi dilden konuşuyorsunuz bilemedim ama uzun süredir birbirinizi tanıyor gibisiniz...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Çoook büyük gün bugün. Tis paptıkkkk. (Niye biz olarak konuşur ki bütün anneler?)
Ama bu sefer hakkaten biz takısını hakkediyor bu durum. Tek başına diildi çünkü bizim cüce. Annaneyle ilk deneme. Bana inat o biçim. Annaneye inat minat yok. Niye? Çümkü ona annaneden hayır var zira anne işe gidiyo, annane Defne'ye bakıyo...
Lazımlık aldık, cık.
Klozet kapağı aldık, ona da cık, yapmaz da yapmaz.
Ev oldu gölet, tavşan gibi her bulduğu noktaya bırakıyor alt açıldığı anda.
Okuduk o kadar kitapları, tuvalet eğitimi için lazımlığını kendi seçsin, benimsesin istedik, tuttuk e-bebek'in yolunu (bu arada e-bebek koşeyi döndü ise, bizim çok büyük bi payımız vardır o kesinn), girdik ilgili bölüme, dizdim yanyana 3 tane oturak, hatta bi tanesi müzik bile çalıyo, yok bizimki en basit, en gösterişsiz, en plastik olanını seçti, koltuk gibi ya, tv karşısında baby tv seyrederken yaparım oh ne güzel diye düşündü muhtemelen. Aldık getirdik eve, düşündüğünü uyguladı hemen bizim sıpa, koyduk salonun baş köşeye. Bizi kandırıyor sürekli, tissss diyor, açıyoruz bezi, oturuyor, ikidebir hop kalkıp içine bakıyor, içi boş, hop tekrar oturuyor, 5 saniye sonra tekrar kalkıyor, hop yine boş. Bir aydan fazladır böyle süregelen bir durum. Ama bu öğlen başardık. İlk tiss düştü gösterişsiz, çirkin mi çirkin bir pembesi olan lazımlığımıza. Hemen ilgili telefonlar açıldı, tebrikler alındı hısım akrabadan. Ne de olsa büyük iş çünkü hop kalktık, o da ne? Tis vaaaaar...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!


Çoook keyif alıyorum çok bu ıncık mıncıklarla uğraşmaktan.
Sanırım Defne de seviyor, yeni herşeye el sürüyor, dokunuyor, onlarla ilgili anlatıığım hikayeleri dinliyor, anladığını belirtmek için kafa sallıyor... Bi de minik kedi severken çıkardığı ses gibi bir ses çıkarıyor. Çok sevdim demek mi istiyor sanki... Abarttım mı?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!



Bu cumartesiyi ben değil , fotoğrafların anlatsın istedim...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!

İnsan sevgili olmayı özlüyor bazen... Başbaşa geçen bir yemeği. Sessiz... Belki de hiç konuşmaya gerek kalmadan... İkimizin aynı anda masada oturabildiği... Yemeğimiz soğumadan... İçkilerimiz ısınmadan... Küllük peçete ile dolmadan... Yan masalara "sizi de peki bi rahatsız ettik, kusura bakmayın" şeklinde mahçup gülücükler atmadan... Sadece birbirimizi seyrederek... Sessizliği dinleyerek...
Bugün babacıkla bana verdiğin o 3 saat için teşekkürler fındığım...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Sitemize yeni bi misafir geldi, hepimiz çok sevdik, zeytin gibi birşey. Zeyna koydular ismini hemen ufaklıklar. Aşıları yapıldı, bir sepet alındı. Geceleri yanlız kalmasın diye bir de arkadaşı var koca kulaklı. Gece gündüz sarmaş dolaşlar. Defne biberonuyla süt götürüyor Zeyna'ya uyumadan evvel. Zeyna pek hoşlanmadı gibi bebek sütünden. Ama kızdı bizimki , o fındık parmağıyla sütü işaret edip, iççççç diye buyurdu. Bilse Zeyna Defne'nin söyleyebildiği kelime sayısının ne kadar kısıtlı olduğunu ve o "iç" buyruğunun ne kadar mühim olduğunu, içer mi acaba fındığımın sütünden?

Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!

Sabah 06:00'da gözlerimi zar zor senin sesinle açmak zorunda kaldığım bir anda, cıvıldayarak "Anneee" diyip bi sıcacık öpücük gönderiyorsun ya bana... İçim eriyo eriyo eriyo... Sonra tekrar devirip koca poponu uyuyorsun. Neden uyandığını, neden bana öpücük gönderdiğini, nasıl o saatte şakıyabildiğini ne ben biliyorum, ne de sen... Sen gülümseyerek uykuna devam ediyorsun, ben içimde sana dopdolu aşkımla ofise geliyor, seni düşünerek. özleyerek, bu sabahı düşünerek ve gülümseyerek sana bunları yazıyorum...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!