
Bu hafta sonu yapılacaklar:
1. Bir haftadır aksatılmayan rejimin mükafaatı olarak kurabiye pişirilecek. Hatta baktıkça iç geçirdiğim şu cupcake'lerden de yapabilir miyim acaba?
2. Dolaptaki t-shirt yığını dökülecek. "Oooofff, baydım bunlardan da" dediklerime ne gibi bir değişiklik yapabileceğim düşünülecek. Ah Esros ah, sen burda olsan, Derya Baykal solda sıfır kalırdı yanımızda...
3. Defdef'in papikleri değiştirilecek. 3 papik aldık. 3'ü de büyük geldi. Spor mağazalarında neden ayakkabı numaraları birbirini tutmaz ki? Bizimki 20 şimdilik :)
4. Balkonumuzdaki bitkilerimize yeni arkadaşlar katılır mı acaba? Sevgiliyi ikna etmek lazım...Bugüne kadarki tüm fesleğenleri kurutarak nam saldım zira...
5. Red Bull Flag Tag'e gider miyiz? Miniş korkar mı ki sesten?
6. Arka tarafta bi havuz keyfi??? Yanında da limonata? Hmm, mis...
Sevdim...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (2)
Yorum yaz!

Yeni bir yer keşfettik. Defdef hoşlandı sanki. Muhtemelen yaz bitiminde salı & perşembeleri ziyaretçisiyiz yeni oyun alanımızın.
Gerçi laboratuarındaki kanarya nasıl sağ kalır, defnos o minik tutaletlere nası çiş papar, top havuzundan nasıl krizsiz çıkar ve en önemlisi 2.5 saat boyunca nasıl kurtlanmadan aynı ortamda kalabilir pek emin değilim ama denemeye değer gibi geldi bize...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Yaratıcı bişeyler yapmalıyım...
Avukatlık kesmiyor beni... Belli... Bişeylerle uğraşmalıyım. Yeni bir şeyler ortaya çıkarmalıyım. Sonucunda baktıkça beni gülümseten şeyler olmalı bunlar. Dokundukça mutlu olmalıyım onlara. Küçükken yeni alınan ve başvucumuza konan kırmızı ayakkabılar gibi uyanıp uyanıp bakmalıyım onlara. Geceleri Defne'ye bakar gibi... Baktıkça gurur duyar gibi... Gurur duyduğun an suratına vuran o muzip gülümsemeyi, aynada gördüğünde komiğine gider gibi...
Evet evet, kesin yapmalıyım...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Nasıl mutlu oldum bunları serada görünce. Bizim balkona ziyarete gelmeliler dedim. Hatta temelli de kalabilirler. Yükledik arabaya. Beğendik balkonda bir köşe. Geçirdik eldivenlerimizi elimize sevgiliyle. Oh çok güzel olmuş deyip, karşısına geçip bir de bira içtik en soğuğundan... En zor kısmı Defne'ye onları koparmaması gerektiğini, sadece koklayabileceğini anlatmaktı. Gidip gelip kokluyor şimdi. Tontini burnunu çiçeklerin boyamasından anlıyorum koklama seanslarını. Ördekli ibriğiyle suluyoruz yeni ziyaretçilerimizi. Israrla yeniden su vermek istiyor, ısrarla sadece sabah ve akşam su verebileceğimizi anlatıyorum ben de. Senin karnın doyunca daha mama istiyor musun ki diyorum? Evet anlamında başını sallıyor. Amaca ulaşmak için her yol mübah ne de olsa...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Büyümüşsün sen be fındığım. Farkedemedim bile ben hızı.. Yetişemedim gibi...

O kadar düşkünsün ki babaya, bazen diyorum "ben fazlayım sanırım aranızda". Uyanır uyanmaz beni gördüğün anda bile babaaaa diye sormandan belli aslında.

Senden önceki "DÖ" hayatımızda n'apıyorduk acaba? Nasıl sakinmiş meğersem hayat... Nasıl sessizmiş hatta... Bol uykulu, bol gezmeli, bol tatilli...
Ama...
hep EKSİK...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Çocuğumuz için iyi olan ne kadar iyi?
Veya bizim elimizden iyinin ne kadarı geliyor?
Ona verebileceklerimizi ve yapabileceklerimizin sınırı nedir?
Veremediklerimizden ne kadar üzüntü duymalıyız?
Ya da üzüntü ne için duymalıyız?

Bazı çocukların yaşantılarını görünce bazen içim parçalanıyor. İlgilenilmeyen çocuklar, aç çocuklar, gözlerinden hep hüzün akan çocuklar, sevgisiz çocuklar... Görünce kucaklamak istiyorum. Elimden birşey gelmiyor. Gözlerim doluyor, kızımı sıkı sıkı sarılıyorum. Şükrediyorum...
Eskiden de böyle miydim ki ben? Gördüğüm her minik şey benim olsun mu isterdim? Her kedi gördüğümde yolda beni takip eden , girip marketten mama alır mıydım? En kızdığım şey olan , kucağında yavrusu ile dilenenlere içim yine acır mıydı? Defnenin Aptamil sütlerini "Anne" olmasam, yine de o bebeklere de götürür müydüm?
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
"Yok daha neler listem" gittikçe kabarıyor:
Bu rüya cupcake'lerden yapsam. Hatta Hansel ve Gretel'e gitsem de bunların içinde yüzebilecek hale gelsem...Yesem yesem ama hiç kilo almasam.... "Aaa nası bu kadar yiyip de böyle incecik kalabiliyorsun yahu???" diyenlere "Bünye meselesi şekerim" diye hava atsam... Spor yapmasam ama fit kalsam. Her kıyafet dolabını açtığımda şıp diye giyeceğimi bulsam, bugün ne giyeceğimi düşünmesem...20 dakikada banyo, saç, makyaj tamamlanmış olarak evden çıkabilsem... Tabi bu arada küpemin tekini takmayı, parfümümü sürmeyi unutmamış, çanta&ayakkabı kombinasyonunu gözden kaçırmamış olsam...
Aah ah, ne güzel olurdu...
Abartmayalım canım, anneyim ya ben, bunların hepsi için mazeretim hazır nasıl olsa...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (1)
Yorum yaz!
Sana ne kadar teşekkür etsem azdır annecim. Annanem hep "yavrumun yavrusu" dermiş benim için. Sen de benim yavruma kendi yavrun gibi baktığın, tüm emeklerin, tüm saatlerin, tüm yorgunlukların, bitmek bilmeyen enerjin, sabrın, her daim pozitif ses tonun, mamaların, su saatlerin, bahçe koşturmaların, bisiklet turların, park ziyaretlerin herşey herşey için binlerce milyonlarca teşekkür...
İyi ki varsın...
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!